Toprak koca şehri yutmaya başlayınca binaları sırtlayıp kaçıştılar

Img

İsveç’in kuzeyinde, Kuzey Kutup Dairesi’nin sadece 145 kilometre ötesinde yer alan Kiruna şehri, bugünlerde dünya tarihinin en sıra dışı dönüşümlerinden birine sahne oluyor. Şehre onlarca yıldır hayat veren ve Avrupa’nın en büyük yer altı demir cevheri madenlerinden biri olan Kiruna Madeni, artık şehrin varlığını tehdit ediyor.

Maden işletmesinin yerin derinliklerine doğru amansızca genişlemesi, yeraltında ciddi hareketlenmelere ve yeryüzünde devasa çatlaklara yol açıyor. Bu durum, eski şehir merkezindeki binaların uzun vadede güvenli bir şekilde kullanılmasını imkansız hale getirdi. Çözüm ise radikal olduğu kadar büyüleyici: Bütün bir şehri, binalarıyla, anılarıyla ve tarihiyle birlikte güvenli bir bölgeye taşımak. Bu benzersiz projenin en büyük ve en dikkat çekici aşaması ise 672 tonluk tarihi Kiruna Kilisesi’nin yerinden sökülüp yeni evine doğru yola çıkması oldu.

Tarihi Mirası Korumak İçin Riskli Karar

1912 yılında kapılarını açan ve ahşap işçiliğinin bir şaheseri olarak kabul edilen Kiruna Kilisesi, İsveç halkının en çok değer verdiği kültürel mirasların başında geliyor. Çatı yapısı Sami halkının geleneksel çadırlarından ilham alınarak tasarlanan yaklaşık 40 metre genişliğindeki bu devasa ahşap yapının taşınması, mühendislik açısından tam bir kılı kırk yarma süreciydi. İlk etapta akla gelen “kiliseyi parçalarına ayırıp yeni yerinde yeniden birleştirmek” fikri, söküm işleminin asırlık ahşap malzemeye zarar verme ve yapının o özgün ruhunu bozma riski nedeniyle hızla reddedildi. Uzmanlar, bu tarihi yapıyı korumanın tek yolunun onu hiç bozmadan, tek parça halinde taşımak olduğuna karar verdi.

8 Yıllık Mühendislik Hazırlığı ve Dev Bütçe

Bu görkemli operasyon elbette kolay olmadı. Kilisenin güvenli yolculuğu için tam sekiz yıl boyunca titiz bir planlama yapıldı ve projenin maliyeti 500 milyon İsveç kronunu (yaklaşık 48 milyon dolar) aştı. Yolculuğun sorunsuz geçmesi adına, kilisenin geçeceği güzergahtaki yollar genişletildi, tüm engeller kaldırıldı ve zemin bu inanılmaz ağırlığı taşıyabilecek şekilde özel olarak güçlendirildi. Hazırlıkların ardından tarihi bina, devasa hidrolik sistemlerle dikkatlice çelik kirişlerin üzerine kaldırıldı ve ardından onlarca tekerleği bulunan uzaktan kumandalı dev taşıyıcıların üzerine yerleştirildi.

İçerideki Sanat Eserleri de Koruma Altında

Operasyon sadece binanın dış kabuğunu değil, içindeki paha biçilemez sanat eserlerini de korumayı amaçlıyordu. Kilisenin içinde bulunan ve iki binden fazla borudan oluşan tarihi org ile Prens Eugen tarafından resmedilen eşsiz sunak eseri, yolculuk esnasındaki sarsıntı ve tozdan etkilenmemeleri için özel malzemelerle sıkıca sarılarak sabitlendi. Yapıdan ayrı bir noktada duran çan kulesi ise bu operasyona dahil edilmedi; onun taşınması için tamamen farklı bir takvim belirlendi. Kilisenin yeni adresi, şehrin inşa edilmekte olan yeni merkezi ile eski mezarlık arasında bir nokta olarak seçildi. Böylece yapı, yeni yerinde de çevreyle tıpkı eski konumundaki gibi anlamlı ve doğal bir bağ kurabilecek.

Geleceğe Taşınan Bir Şehrin Kimliği

Kiruna Kilisesi, bu büyük şehir dönüşümü kapsamında yok olmaktan kurtarılan yegane yapı değil. Şehir merkezinin taşınması sürecinde, tarihi önemi nedeniyle korunmasına karar verilen toplam 23 kültürel yapı bulunuyor. Bu binalardan bazıları tıpkı kilise gibi tek parça halinde taşınırken, bazıları ise mimari yapılarına göre sökülüp yeni yerinde tekrar kurulacak. Bu büyük değişimden etkilenen ve evlerini bırakmak zorunda kalan bölge halkına ise yerel yönetim tarafından ya yeni şehir merkezinde modern konutlar ya da maddi tazminat seçenekleri sunuluyor. Bir madenin gölgesinde doğup büyüyen Kiruna, şimdi o madenin yarattığı tehditten kaçarak tarihini, kültürünü ve insanlarını yepyeni bir geleceğe taşıyor. Bu tarihi göçün en unutulmaz simgesi ise yollarda süzülen 672 tonluk o muhteşem ahşap kilise olarak hafızalara kazınıyor.

yok

Author: Zeynep Kurt