Küresel gelişmeler bir çok ekonomiyi etkilerken, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Çin ekonomisinde de işler yolunda gitmiyor. Asya devi 3 yılın en düşük ekonomik büyümesini yaşadı.
Yaşanan bu yavaşlama eğilimi, ülke yöneticilerinin yılın başlarında 30 yılı aşkın süredir görülen en düşük büyüme hedefini duyurarak işaret ettikleri daha geniş çaplı bir ekonomik durgunluk tablosunu yansıtıyor.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu, ülke ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,3 oranında büyüdüğünü kamuoyuna açıkladı.
Paylaşılan bu oran, hem yılın ilk çeyreğinde kaydedilen yüzde 5’lik büyümenin hem de ekonomi uzmanlarının tahminlerinin gerisinde kaldı. Yıllık bazda değerlendirildiğinde, 2026 yılı büyüme oranı tahmini ilk çeyrekteki yıllık yüzde 6 seviyesinden yüzde 3,6’ya kadar gerileme gösterdi. Ortaya çıkan bu oran, Çin Komünist Partisi tarafından hedeflenen yıllık yüzde 4,5 ile yüzde 5 aralığındaki hedefin de altında kaldı.
TÜKETİCİ HARCAMALARI EKONOMİNİN EN ZAYIF HALKASI
Çin’in sanayi tesisleri yapay zekâ ve enerji tasarruflu ürünler alanındaki küresel talebe yanıt verirken, çok sayıda Çinli günlük yaşantısında ekonomik zorluklarla yüzleşiyor. Ekonomistler, Çin’in üretim kapasitesi ve ihracat gücü ne kadar yüksek olursa olsun, bunun tek başına istikrarlı bir büyümeyi sağlamaya yetmeyeceğini ifade ediyor.
New York Times’ın aktardığı habere göre, yılın ilk altı aylık döneminde sanayi üretimi ile yüksek teknoloji imalatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla artış gösterirken, gayrimenkul geliştirme faaliyetlerinde ve tüketici harcamalarında düşüş eğilimi kaydedildi. Moody’s Analytics kurumu tarafından yayımlanan raporda ise tüketici harcamaları “ekonominin en zayıf halkası” şeklinde tanımlandı.
İHRACATTAKİ ARTIŞ İLE TÜKETİCİNİN GERÇEKLİĞİ ÇELİŞİYOR
İran’da patlak veren savaşın küresel yansımaları, Çin halkının gündelik yaşam şartlarını da olumsuz yönde etkiledi. Pompaya yansıyan yüksek yakıt fiyatları, zaten ekonomi konusunda kaygılı olan ve tasarruf yapmayı tercih eden milyonlarca kişinin daha az araç kullanmasına ve uçak seyahatlerini azaltmasına sebebiyet verdi.
Çin’in imalat ve dış ticaret alanındaki büyümesi, iç tüketimde yaşanan daralmayla büyük bir tezat oluşturuyor. Hazırlanan bir hükûmet raporuna göre, Çin’in ihracat rakamları haziran ayında bir önceki yıla kıyasla yüzde 27 oranında yükselirken, bu artışın temel dayanağının çip, batarya ve otomobil sevkiyatları olduğu belirtildi.
Yatırım bankası UBS Securities’in Çin baş ekonomisti Yu Song, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Yapay zekâ patlaması küresel bir olay ve Çin de bu alanda öncü ülkelerden biri. Bu olmasaydı, Çin ekonomisi çok daha kötü durumda olurdu” görüşünü savundu.
İRAN SAVAŞI DEFLASYON SORUNUNU TERSİNE ÇEVİREBİLİR
Büyüme hızındaki bu düşüşün içinde farklı bir ekonomik etki gören uzmanlar; tırmanan yakıt fiyatlarının genel enflasyona yansımaya başlamasının, Çin’in üç yılı aşkın süredir baş etmeye çalıştığı fiyat düşüşü (deflasyon) eğilimini tersine çevirme ihtimali üzerinde duruyor. Çin’de gözlemlenen deflasyon ortamı, tüketicilerin ilerleyen dönemde fiyatların daha da düşük olacağı beklentisine girerek satın alma kararlarını ertelemesine ve genel tüketim harcamalarının azalmasına neden oluyordu.
Çin yönetimi açısından asıl odak noktası bundan sonra nasıl bir politika izleneceği sorusunda toplanıyor. Çin Başbakanı Li Qiang, bu hafta bir araya geldiği girişimci grubuna yaptığı açıklamada, yetkililerin tüketimi canlandırmak amacıyla yeni itici güçlere odaklandığını ve istihdam piyasasında iş istikrarını sağlamaya çalıştığını dile getirdi.

