Enflasyon Algısı: Gerçekler ve Beklentiler Arasındaki Uçurum Büyüyor

Koç Üniversitesi’nin Nisan 2026 tarihli anket sonuçlarına göre, hanehalkının 12 aylık enflasyon beklentisi yüzde 49 seviyesinde sabit kalırken, vatandaşların hissettiği enflasyon oranı yüzde 55 olarak belirlendi. Bu durum, resmi verilere göre 25 puan daha yüksek bir algıyı ortaya koyuyor. Araştırma, ekonomi yönetimine olan güvenin enflasyon beklentilerini doğrudan etkilediğini gösterirken, tasarruf yapma isteğinde bir azalma yaşandığını da gözler önüne serdi.

Nisan 2026 “Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi”, vatandaşın ekonomik algısındaki önemli farklılıkları ve artan belirsizlikleri net bir şekilde ortaya koydu. 17-24 Nisan tarihleri arasında 3 bin 28 kişiyle gerçekleştirilen anket, resmi enflasyon verileri ile halkın hissettiği enflasyon arasındaki farkın kapanmadığını bir kez daha kanıtladı.

BEKLENTİLERDE DEĞİŞİM GÖZLENMİYOR, HİSSEDİLEN ENFLASYON YÜKSEK KALMAYA DEVAM EDİYOR
Katılımcıların önümüzdeki 12 ay için enflasyon beklentisi bir önceki ay ile aynı kalarak yüzde 49 seviyesinde kalmaya devam etti. Ancak, geçmiş 12 ay için hissettiği enflasyon algısında yaşanan 2 puanlık azalma ile bu oran yüzde 55 olarak ölçüldü. Bu durum, yüksek enflasyon hissinin resmi rakamların çok üzerinde seyrettiğini bir kez daha gösterdi.

BELİRSİZLİK ARTIYOR
Anket sonuçları, toplumun enflasyon hakkında ortak bir görüş geliştirmekte zorlandığını ortaya koyuyor. Beklentiler arasındaki farklılık, hanehalkının gelecekteki ekonomik koşullara dair tahminlerinde belirsizliğin arttığını gösteriyor. Özellikle 3 yıl gibi uzun vadeli öngörülerde, geçmişteki belirgin rakamların yerini daha dağınık ve kararsız bir yapıya bıraktığı dikkat çekiyor.

TASARRUF YAPMA İSTEĞİ AZALIYOR, GÜVEN KAYBI BEKLENTİLERİ ARTIRIYOR
Ekonomik koşullar, vatandaşların tasarruf yapma alışkanlıklarını olumsuz yönde etkiliyor. “Tasarruf yapmayı düşünmüyorum” diyenlerin oranı yüzde 10’dan yüzde 15’e yükseldi. Ekonomi yönetimine güvenenler ile güvenmeyenler arasındaki enflasyon beklentisi farkı ise 12 puana ulaştı. Araştırma, politikalara duyulan güvenin, enflasyon beklentilerini şekillendiren önemli bir faktör olduğunu ortaya koyuyor.

FINANSAL BİLGİYLE BİRLİKTE ENDİŞELER ARTIYOR
Anketin dikkate değer bulgularından biri de finansal okuryazarlık düzeyinin enflasyon beklentileri üzerindeki etkisidir. Finansal bilgi seviyesi yüksek olan bireylerin, düşük olanlara kıyasla daha yüksek enflasyon beklediği gözlemlendi. Bu durum, ekonomiyi daha yakından takip eden kişilerin döviz kurları ve enerji maliyetleri gibi riskleri daha iyi değerlendirmesinden kaynaklanıyor. Ayrıca, kadınların enflasyon beklentisinin erkeklere göre daha yüksek olduğu ve bu beklentilerin özellikle gıda ve market fiyatları üzerinden şekillendiği belirlendi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir