Boğaziçi Üniversitesi’nde Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun Görevden Alınmasına Tepkiler: Akademik Özgürlüğe Yönelik Saldırı!

Boğaziçi Üniversitesi'nde Prof. Dr. Tuna Tuğcu'nun Görevden Alınmasına Tepkiler: Akademik Özgürlüğe Yönelik Saldırı!

5 Haziran 2026 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun kamu görevinden çıkarılması, üniversite önünde düzenlenen bir basın açıklamasıyla protesto edildi. Eylemde yapılan konuşmalarda, “Bu karar, bilimsel üretim, eğitim ve akademik özgürlük gibi üniversitelerin en temel değerlerine yönelik bir saldırıdır… Kamu görevinden uzaklaştırma kararını, bilim dünyasına ve akademiye yapılmış bir darbe olarak değerlendiriyoruz” ifadesi kullanıldı. Prof. Dr. Tuğcu, beyin göçü konusuna da dikkat çekerek, “Özellikle gençler, geleceklerini başka ülkelerde arama çabası içinde. Boğaziçi Direnişi, bu tür geleceksizleştirme politikalarına karşı yükselen bir tepki olarak ortaya çıkıyor. Bugünkü alınan kararlar, bu direnişi asla zayıflatmayacaktır” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde beş yıldır süregelen akademik direnişin bir parçası olarak, Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun kamu görevinden çıkarılması hakkında yapılan açıklamalarda, Eğitim Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi, Tuğcu’nun 22 yıl boyunca öğrencilere emek veren, bilimsel katkılar sunan ve bölüm başkanlığı yapmış bir akademisyen olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Tuğcu’nun kamu görevinden çıkarılması, akademik özgürlüğe bir saldırıdır” denildi.

Yapılan açıklamalarda, “Kendisi yıllardır çeşitli soruşturmalar, idari baskılar ve mobbing uygulamalarıyla karşı karşıya kalmış, en son olarak da savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmıştır. Bu karar, yalnızca bir akademisyeni hedef almamakta, bilimsel üretim ve akademik özgürlük gibi değerleri de tehdit etmektedir. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Akademik Kurulu, verilen cezanın teknik ve hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu açıkça belirtmiştir. Uzman akademisyenler, ceza gerekçelerinin teknik gerçeklerle çeliştiğini kamuoyuna duyurmuştur” ifadeleri kullanıldı.

“Bilimsel üretim ve akademik özgürlüğü savunmaya devam edeceğiz” ifadesiyle yapılan açıklamada, “Verilen kamu görevinden çıkarma kararı hukuksuzdur, siyasi bir karar olarak değerlendirilmektedir ve yok hükmündedir. Üniversiteler, farklı düşüncelerin özgürce tartışıldığı ve bilimsel üretimin baskıdan uzak bir şekilde gerçekleştiği kurumlardır. Ancak günümüzde, eleştirel düşünceyi, akademik özerkliği ve demokratik işleyişi ortadan kaldırmaya yönelik uygulamaların yaygınlık kazandığı gözlemlenmektedir. Prof. Dr. Tuna Tuğcu’ya verilen ceza da bu sürecin bir parçasıdır. Unutulmamalıdır ki, üniversiteler, soruşturmalarla ve baskılarla değil, özgür düşünce ve bilimsel üretim ile varlıklarını sürdürecektir. Prof. Dr. Tuna Tuğcu yalnız değildir. Akademik özgürlük ve üniversitelerin demokratik geleceğini savunmaya devam edeceğiz. Bu üniversite bizimdir. Haklıyız, kazanacağız” denildi.

Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun da katıldığı basın açıklamasında, Boğaziçi Üniversitesi Mezunları tarafından yapılan bir açıklamada ise, “Son dört yıl içinde rektörlük tarafından gerçekleştirilen onlarca soruşturma, açılan davalar ve mesleğini icra etmesini zorlaştıran çeşitli engellerle karşılaşan Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından 26 Mayıs’ta tebliğ edilen karar ile savunma hakkı göz önünde bulundurulmadan görevden alındığını öğrendik. Bu kararın Şubat 2026’da alınmış olmasına rağmen 26 Mayıs’ta tebliğ edilmesi düşündürücüdür” ifadeleri yer aldı. Açıklamada, “Görevden alma kararı, üniversitemize vurulmuş bir darbedir” vurgusu yapıldı.

Author: Zeynep Kurt