Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda İran’a yönelik operasyonların dozunun artırılacağını belirterek “Bunu engellemek için yapabilecekleri hiçbir şey yok. Ellerinde hiçbir şey yok. Büyük laflar etmekten başka yapabilecekleri bir şey de yok.” ifadelerini kullandı. Bu çıkışın ardından ABD ordusu, iki ülke arasında varılan ateşkes mutabakatından bu yana ilk kez İran’a yönelik saldırılarını şiddetlendirdi. Tahran ise bu hamleye misilleme olarak, Körfez ülkelerinde ABD askeri varlığının bulunduğu üsleri ve enerji tesislerini hedef aldı. Bölgedeki gergin bekleyiş sürerken Trump, saldırıların daha da ağırlaşacağı yönünde mesajlar veriyor. Peki, Trump’ın özellikle vurguladığı Kazma Dağı neden bu kadar kritik? ABD ordusunun buraya yapacağı olası bir saldırıya dair masada hangi ihtimaller bulunuyor?

Trump’ın açıklamalarında en dikkat çeken detay, İran’ın stratejik yer altı tesislerinden birine ev sahipliği yapan Kazma Dağı (Kuh-e Kolang Gaz La – Pickaxe Dağı) oldu. Trump, dağın altındaki sığınakları kastederek ABD ordusunun buradaki tesislerin giriş kapılarına etkili bir darbe vurmaya hazır olduğunu söyledi. İran’ın nükleer programıyla bağlantılı olduğu düşünülen bu bölge, daha önce yakınlarındaki Natanz Nükleer Enerji Tesisi hedef alınmış olmasına rağmen vurulmamıştı. Peki, Kazma Dağı’ndaki bu tesisler neden bu kadar önemli ve yok edilmesi neden zor olarak görülüyor?
KAZMA DAĞI TESİSLERİ BİLİNMEZLİĞİNİ HÂLÂ KORUYOR
Kazma Dağı, İran’ın Natanz nükleer tesisinin yaklaşık 1,5 kilometre güneyinde yer alıyor. Dağın altında inşa edilen yer altı kompleksinin iki farklı tünelden oluştuğu, bunlardan birinin 2007 yılında, diğerinin ise 2020 yılında yapıldığı tahmin ediliyor. Yakınlardaki Natanz tesisi, daha önce ABD tarafından gerçekleştirilen ‘Gece Yarısı Çekici Operasyonu’ sırasında hedef alınmış olsa da Kazma Dağı’ndaki tünellerin şimdiye kadar vurulmadığı biliniyor. Tahran’ın geçmiş yıllarda bu dağın altında uranyum zenginleştirme faaliyetleri yürüttüğü sıkça gündeme gelmişti. Tesisin bu çalışmalar için yeterli altyapıya sahip olduğu değerlendiriliyor. İran’ın tesisi uluslararası denetçilere tamamen açmaması ise uzmanlara göre bu şüpheleri güçlendiren en somut belirtilerden biri.

Yeraltındaki tüneller Natanz nükleer güç santrali yakınlarında bulunuyor
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
Uzmanlara göre bir diğer ihtimal ise İran’ın, geçtiğimiz yıldan bu yana nükleer tesislerine yapılan saldırılara önlem olarak elindeki nükleer materyalleri Kazma Dağı altındaki sığınaklara taşımış olması. Uydu görüntülerine göre, geçtiğimiz 21 Haziran’da tesislerin girişinde çok sayıda damperli kamyon tespit edildiği biliniyor. Daha önceki görüntülerde de İran’ın, 28 Şubat’ta başlayan ABD / İsrail saldırılarından önce tesis girişlerini tahkim ettiği görülmüştü.
Kazma Dağı tesisleri Trump tarafından öncelikli hedeflerden biri olarak tanımlansa da burayı vurmak söylendiği kadar kolay olmayabilir. Uzmanlar, dağın altındaki ana tünellerin, ABD’nin elindeki en büyük sığınak delici bomba olan GBU-57’den (MOP) etkilenmeyecek kadar derinde inşa edildiğini belirtiyor. Bu fikri savunanlara göre Kazma Dağı, ABD’nin yer altı sığınaklarını vurmak için geliştirdiği modern mühimmatlara karşı bir yanıt olarak tasarlandı.
NÜKLEER SİLAHLA SALDIRI SEÇENEĞİ DE BULUNUYOR
ABD ordusunun 2025 yılında İran’ın nükleer tesislerine yönelik düzenlediği büyük çaplı hava harekatında sığınak delici bombalar kullanılmıştı. Bu kapsamda Fordow’daki tesise 12, Natanz’daki tesise ise iki adet GBU-57 atılmıştı. ‘Gece Yarısı Çekici Operasyonu’ adı verilen bu saldırıdan önce ABD ordusunun elindeki GBU-57 stokunun sınırlı olduğu biliniyordu. Ordunun şu an elinde kaç adet bu bombadan bulunduğu ise gizemini koruyor. Diğer yandan, GBU-76/B isimli yeni nesil bir sığınak delici mühimmatın geliştirilmesi yönündeki çalışmalar sürüyor. Mevcut tablo, bazı uzmanlar tarafından Kazma Dağı’na yapılacak benzer bir hava saldırısının başarısız olabileceği yönünde yorumlanıyor.

GBU-57
ABD ordusunun cephaneliğinde, B-61 nükleer bombalarının sığınak delici versiyonu olan B-61-11 de yer alıyor. Ancak uzmanlar, Washington’un doğrudan çok büyük bir tehdit almadığı sürece İran’a karşı nükleer silaha başvurma ihtimalini oldukça düşük görüyor. Böyle bir senaryonun küresel dengeleri sarsacak sonuçlar doğuracağı ifade ediliyor. Olası bir operasyonda en etkili senaryonun, daha önce Fordow ve Natanz tesislerinde yapıldığı gibi tek bir noktaya ardışık şekilde birden fazla sığınak delici bomba bırakmak olduğu, bu yöntemin dağın derinliklerindeki ana tünelleri yok edemese bile, giriş koridorlarını yıkarak tesisi tamamen kullanılamaz hale getirebileceği değerlendiriliyor.
ABD ordusunun uzun süredir yer altı sığınakları için gelişmiş fünyeler tasarladığı biliniyor. Bu fünyeler, yer altındaki oda veya tünel gibi geniş boşluklara ulaştığını algılayarak patlıyor ve hasarı en üst seviyeye çıkarıyor. Ayrıca ABD’nin, tesis girişlerini vurduktan sonra İran ordusunun buraları yeniden faal hale getirmesini engellemek amacıyla takip saldırıları düzenleyebileceği de ihtimaller arasında.
ABD’nin Kazma Dağı’ndaki tesislere yönelik olası harekatının ne zaman gerçekleşeceği ya da bunun askeri bir seçeneğe dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, tesisi tamamen yok etmenin zor olduğunu vurgularken, İran’ın burayı kısa vadede onarmasının önüne geçecek ardışık saldırıların daha güçlü bir seçenek olduğuna dikkat çekiyor. Tesisin akıbetini, iki ülke arasındaki sıcak çatışmanın gidişatı belirleyecek.

