6 polis hakkında kumpas davası: ‘Paraları çaldılar, araca uyuşturucu koydular’

İstanbul Esenyurt’ta Muhammed Nadir Hamud ve Maher El Salman’ın aracına uyuşturucu yerleştirdiği ve gençlerdeki paraları, sahte para ile değiştirdiği iddia edilen 6 polis hakkında Bakırköy Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. Polislerin kendilerine gelen bir telefona “dolu mu, boş mu?” diye sorduktan sonra planlarını devreye koydukları belirtildi.

Halk TV’den Seyhan Avşar’ın haberine göre iddianamede 13 Mart 2022 tarihinde Esenyurt’ta Muhammed Nadir Hamud ve Maher El Salman isimli şahısların içerisinde bulunduğu aracın Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü polis ekiplerince durdurulduğu belirtildi. Polis tutanaklarına göre; araçta 3 bin 456 dolar ve 14 bin 777 TL ve uyuşturucu bulundu. Gençler gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Ancak gençler araçlarında çalıştıkları iş yerinin sahibine ait 9 bin 156 dolar ve 33 bin 900 TL nakit para bulunduğunu, uyuşturucunun ise kendilerine ait olmadığını belirttiler. Araçlarındaki paranın polislerce çalındığını, uyuşturucunun da yine polisler tarafından araçlarına konulduğunu anlattılar.

Hamud ve Salman’ın iddiası üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin soruşturma başlattı. Muhammed Nadir Hamud ifadesinde bir danışmanlık şirketinde şoför olarak çalıştığını olay günü ise aynı şirkette muhasebeci olan Maher El Salman’ı adresinden aldığını ve belirli müşterilere giderek para topladıklarını belitti. Bu duruma ilişkin WhatsApp yazışmalarını sundu.

‘UYUŞTURUCU BANA VE ARKADAŞIMA AİT DEĞİL’

Tüm adreslerden parayı topladıktan sonra 19.10 sıralarında araçlarının önünün bir polis aracı tarafından kesildiğini aktaran Hamud olay günü yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Polis memurları ellerinde silahlarla bizi araçtan indirdikten sonra araç içerisinde arama yaptılar. Arama sonucunda herhangi bir suç unsuru bulamadılar. Ve üzerimize aramaya başladılar. Üzerimizde de bir şey bulamadılar. Daha sonra benim üzerimde asılı olan çantayı sordular ve çantaya bakmak istediler. Ben çantayı polislere gösterdim. ‘Çanta içerideki doların sahte olup olmadığını’ sordular. Maher ise dolarların ve paraların sahte olmadığını söyledi. Bunun üzere polisler beni ve Maher’i alarak aracın arkasına doğru götürdüler. Biz aracın arkasına doğru giderken işlerinden bir polis memuru Maher’in oturduğu yere gitti. Daha sonra arkamızdan ‘bu ne’ diye seslendi. Yanımıza gelerek uyuşturucu bulduğunu söyledi. Bunun üzerine beni ve Maher’i ekip aracına bildirdiler. Ekip aracın arka kısmına bindiğimizde ben çantayı Maher’e teslim ettim. Birlikte hastaneye rapor almaya geldiğimizde araçta ineceğimiz sırada görevli polis memuru ‘çantayı alamayacağımızı yasak olduğunu ve çantanın araçta kalacağını’ söyleyerek çantayı almamıza izin vermedi. Maher, ‘içerisine para olduğunu’ söylediği halde çantayı aldırmadılar ve başına bir polis memuru bıraktılar. Hastaneden çıktıktan sonra polis merkezine geldik. ‘Paraların sahte olduğunu’ söyleyerek paraları ve bizi teslim ettiler. Tutanağa da bu şekilde geçtiler. Araçta oldukları iddia eden uyuşturucu madde bana ve arkadaşıma ait değildir. Ben uyuşturucu madde kullanmadım ve kullanmıyorum. Kimse uyuşturucu madde satmadım. Kendi rızam ile kan, kıl, idrar örneklerini verdim. Bana suç atan ve paralı çalan polis memurlarından davacı şikayetçiyim.”

‘POLİSLER TAKİP ETMİŞ’

Asayiş Gasp Büro ekiplerince yapılan incelemede Suriyeli gençlerin polis memuru tarafından durdurmadan önce para almış oldukları işyerlerini gören kamera görüntüleri temin edildi. Görüntüler üzerine yapılan incelemede gençlerin kullanmış olduğu aracın saat 19:00 sıralarında Esenyurt’ta bulunan Ceylan market önüne gelerek araçların park ettikleri, gençlerden birinin Ceylan marketin işine girdiği bu sırada gençleri durduran polis ekip aracının gençlerin aracının yanından geçerek bir köşede beklemeye başladığı tespit edildi. Gençlerin aracının hareket etmesiyle polis aracının da onları takip etmeye başladığı iddianamede yer aldı.

İddianamede polis memurlarının planlayarak Suriyeli gençlerin aracını durdurdukları İ.Y. isimli polisin elinin yumruk şeklinde olduğu, araç içine doğru yönelince çevresine bakındığı, o sırada araca uyuşturucu koyduğu belirtildi.

Soruşturma kapsamında beyanına başvurulan bir tanık polis ise olay günü sanık polislerle restoranda yemek siparişi verdiklerini belirterek, “O sırada E.A. ve B.A. isimli polislere telefon geldi. Bize bir şey demeden masadan kalktılar. O sırada, ‘dolu mu, boş mu?’ dediklerini duydum” dedi. Hazırlanan iddianamede polislerin “Zimmet”, “Kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik” ve “İftira” suçlarından cezalandırılması istendi. (HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir